İçeriğe geç

Tekne şoförüne ne denir ?

Tekne Şoförüne Ne Denir? Bir Yaz Günü Hatırası

Bir yaz sabahı, Kayseri’nin sıcak ama bir o kadar huzur veren havası, bir başka kıyıda, denizin dibini görebileceğiniz kadar berrak ve masmavi olan bir yere göç etmemi sağladı. Gözlerim sabahın erken ışığıyla birlikte denizin üstüne yansıyan altın sarısı ile buluştu ve içimde bir heyecan dalgası, biraz da içsel huzur hissettim. İşte o an, yaşadığım kasvetli günlerin aksine, bu yeni yer beni çağırıyordu. Burası bir tekne turunun tam ortasında, başka bir dünyada gibi hissettiren, gözden uzak ama ruhu hafifleten bir yerdi.

Kayseri’nin o kış soğuklarında insanın kendini ne kadar yalnız ve karamsar hissettiği bir sır değildi. Ama burada, denizin kokusu, yelkenin rüzgârı, dalgaların ritmi… bir başka huzurdu. Sahilde yürürken önümde bir tekne belirdi. Hemen ardından, teknelerin çoğunda olduğu gibi, o eski tip tekneleri kullanan, gündelik yaşamının parçası olmuş bir adam belirdi. Benim gibi yabancı gözlerle ona bakıyordu. Peki, o adama ne denir? Tekne şoförü mü? Yoksa teknede yaşamını sürdüren bir insan mı? Ne denir ona?

Duygularımın Temsilcisi: Tekne Şoförü

İçimde bir merak, bir keşif arzusu doğmuştu. O sırada adama bakarak, birkaç adım daha attım. Gözlerimde, “Beni bu dünyaya dahil et” diye bir bakış vardı. Denizin çağrısıydı bu. O adam, bana göre sadece bir tekne şoförü değil, denizin özüdür. O, denize açılma cesaretinin bir yansıması, denizin hüzünlü ve güzel sularında geçen yılların tanığıydı.

Tekne şoförü olmak, sadece bir iş değil, bir yaşam tarzıdır. Zorluklara karşı yılmamak, dalgaların arasında kaybolan bir insanın her zaman bambaşka bir tarafını görmek demektir. O adam, kim bilir belki de her gün aynı rotayı takip ediyordu; ama her seferinde bir başka heyecanla doluyordu. Çünkü deniz hiçbir zaman aynı değildir, tıpkı her tekne turunun içinde hissettiğin o heyecan gibi.

Hayal Kırıklığı ve Huzur Arasında Bir Yolculuk

Denizin üzerinde ilerlerken, tekne şoförüyle arasında belki de hiç konuşulmamış bir anlaşma vardı. O, her şeyi biliyor gibiydi. Ben de onu gözlerimle tanımak istiyordum. Neden mi? Çünkü o, bana bir şeyler anlatacaktı. Ama önce ona bakmalıyım, onu anlamalıydım. Benim gözlerimdeki o yabancı bakışı fark etti, bir süre göz göze geldik ve sonra gözlerim bembeyaz denizin maviyle buluştuğu noktada kayboldu.

Bir tekne turunun başlangıcından önce, sanki bir içsel yolculuğa çıkıyorum gibi hissediyorum. Kalbim hafifliyordu, ama içimde bir boşluk vardı. Kayseri’nin arka sokaklarında, her şeyin bir düzen içinde gittiği o sıkıcı hayatla burada, bu denizde, bir tekne şoförüyle tanıştığım bu anın ne kadar farklı olduğunun farkına vardım. Bu yaz, o kadar güzel bir yolculuktu ki… Gözlerimdeki hayal kırıklığının, denizle birleşip uçup gitmesi an meselesiydi.

Hayal kırıklığı, zaman zaman insanın içini saran bir korku gibidir. Sanki yapması gereken bir şeyi yapamamış, bir fırsatı kaçırmış gibi hissedersiniz. Ama tekneyle açıldıkça, o anın içinde kaybolmuşken, denizle birleşen her şeyde huzuru buldum. Denizin mavisi, hem sakinleştirici hem de bir o kadar yoğun bir duyguydu.

Tekne Şoförü ile Sohbet: Her şeyin anlamı

Sohbet edemedik ama denizin derinliklerinde kaybolan her dalga gibi, birbirimize anlamlı bir şekilde dokunduk. Bu da yetiyordu. Tekne şoförünün her hareketi, her bakışı, denizin o hüzünlü ama bir o kadar güzel sesiyle birleşerek içimde başka bir hikaye başlattı. Kimse bana tekne şoförüne ne denir diye sormasın. O, sadece bir teknede insanları taşıyan biri değildi. O, bir yaşam biçimiyle insanları denizle buluşturan bir sanatçıdır.

Beni ve diğer turistleri taşıyan o adam, tekne şoförü olmanın çok ötesindeydi. O, bir yol göstericiydi. Birer yolcu gibi, denizle, rüzgârla, dalgalarla ve belki de hayatın anlamıyla ilgili her şeyin ardında o vardı. Bütün bu hisler, her geçen dakika büyüdü ve birdenbire fark ettim ki, aslında o anı yaşamayı başarmıştım. Tekne şoförüyle geçen dakikalar, bana yaşamla ilgili yeni bir bakış açısı kazandırmıştı.

Bir Gün Sonra: Dalgaların Sesi ve Bir Anı

O gün sabahın serinliğinde başlayan yolculuk, akşam güneşiyle bitti. Bir gün boyunca teknede geçen zaman, sanki bir yıl gibi gelmişti. Sonunda tekne limana yanaştığında, hayatımda ilk kez içimdeki tüm kırgınlıklar yerini bir rahatlamaya bırakmıştı. Tekne şoförü, bana bakarak kısa bir gülümseme sundu, ben de ona aynı şekilde teşekkür ettim. Ama içimde, denizle, onunla, bu hikayeyle, hepsiyle bir bağ kurmuştum. İyi ki bir tekne şoförüne ne denir diye sormadım. Çünkü artık bildiğimi sanıyordum.

Tekne şoförü, sadece bir meslek sahibi değil, hayatı anlamlandıran bir insan olmaktır. Tekne şoförüne ne denir? Bir yol arkadaşı, bir öğretmen, belki de zaman zaman denizin sırrını bir nebze anlayan biri denebilir. Ama her şeyden önce o, hayatı yaşamaya değer kılan bir hatırlatıcıdır.

Ve sonra ben de bir daha Kayseri’ye dönerken, içimde o eski hayal kırıklığının ve huzursuzluğunun izi bile kalmamıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet girişhttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net